Vazgeçmenin Gücü

Dört psikolog arkadaş bir gün bir deney yapmaya karar verirler..Amaçları düşünce gücüyle mum ışığını söndürmektir..Bir mum yakarak masanın üzerine koyarlar ve masanın etrafına otururlar..Olanca güçleriyle muma yoğunlaşırlar..Mumun ışığında herhangi bir hareket yoktur.. Yoğunlaşmaya devam ederler ama mum ışığında en ufak … Okumaya devam et

Frekans Eşiniz

Hayatınızdaki İnsanlar Sizin Frekans Eşlerinizdir… Dünyanızdaki herkesin orada olması için bir neden vardır. Yeni yönleri bulmanıza yardım etmesi için ruhunuzun size sunduğu hediyelerdir. Bazı insanlar ilgi alanlarınızı paylaşarak ve yeteneklerinizi onaylayarak özgüveninizi geliştirmenize yardımcı olabilir. Bazıları hayat derslerinizi öğrenmenizde yardımcı … Okumaya devam et

Yavaş Yavaş Ölürler

Bugün Şili’li şair ve yazar Pablo Neruda’nın doğum günü. 12 Temmuz 1904’te doğan Pablo Neruda, yaşamı boyunca güçlü siyasi duruşuyla tanınan Neruda, ülkesindeki ve İspanya’daki faşizme karşı durmuştur. 1970 yılında Şili başkanlığına aday gösterilmiş, ancak daha sonra başkan seçilen Salvador Allende‘yi desteklemiştir. Allende … Okumaya devam et

Faşizmin Utanç Günü: Srebrenica Katliamı

Faşizmin utanç günlerinden biri; bir insanlık katliamı 11 Temmuz!

Bu fincanlar niyedir, kulpları neden yoktur bilir misiniz?

Srebrenitsa’ da kadınlar evde birini beklerken kendine bir kahve yapar, bir de beklediği kişiye… Srebrenitsalı kadınlar en çok eşleriyle kahve içmeyi özler… Çünkü eşleri hiçbir zaman gelmeyecektir…

Bugün 11 Temmuz…
Srebrenitsa katliamı üzerinden tam 25 yıl geçti. İnsanlık trajedisinin yaşandığı Srebrenitsa’da en az 8 bin 372 Boşnak sivil, Sırp askerlerce katledildi. Üstelik bu katliam, Birleşmiş Milletlerin güvenli bölge olarak ilan ettiği bir yerde dünyanın gözünün içine baka baka yapıldı.

Boşnak sanatçı Aida Sehoviç Srebrenica katliamının 9. Yıldönümünde Saraybosna’ da 1300 kadar kahve fincanıyla katliamın kurbanlarını sembolize eden bir performans sergisi düzenlemişti. Sağduyulu İnsanlar bu performansa duyarsız kalmadılar, dünyanın çeşitli yerlerinden gelerek kahve fincanlarıyla katıldılar…
O günden sonra pek çok ülkede başta sanatçılar olmak üzere insanlar bir araya gelerek kahve fincanlarıyla Srebrenica katliamı kurbanlarını anar oldular.

Neden mi kahve fincanı?…

Boşnak gündelik kültüründe börek, kahve ve akordiyon ( Nemoze dzumbus bez harmonika) un vazgeçilmez bir yeri vardır. Boşnaklar kahveyi kutsal bir ayin gibi törensel hazırlarlar. Boşnaklarda kahve ikramı hayata, konuklara, yakınlara duydukları yakınlığın, değerin, sevgi ve muhabbetin göstergesidir.

Kahveler özeldir, cezveler de öyle. Bizdeki çay düşkünlüğüne benzer bir kahve düşkünlüğü vardır Boşnaklarda. Şekersiz yapılır kahve; bakır cezvelerde mutlaka odun közünde, yanında lokum ikram edilir. Fincanlar kulpsuzdur dibinde ay yıldız motifi vardır.

Fincanların kulpsuz olmasının nedenini araştırdığımızda Boşnak halkının acılarının ta 1400’ lü yıllara kadar uzandığını görürüz. Boşnaklara Katolik ve Ortodoks kiliselerince hiristiyan olmaları için yoğun baskı vardır.

İstavroz çıkarmak için kahve fincanını tutan baş, işaret ve orta parmakları birleştirmek gerekir. Ayrıca faşist Sırp selamı olan “çetnik selamı” serçe ve yüzük parmağı avuç içine kapatılıp; baş, işaret ve orta parmağı açarak verilir.

İşte faşist Sırplar katliamlarda Boşnakları çetnik selamı vermeye zorlamak için serçe ve yüzük parmaklarını kesmişler;
Boşnaklar da simgesel olarak kahve fincanını kulpunu baş, işaret, orta parmakla tutmamak için kulpsuz fincan kullanmaya başlamışlardır.

Ve işte bugün faşizmin o utanç günlerinden birinin 25. Yılı olduğunu biliyoruz. Ancak, gerçekten utanan var mı, utanıldı mı işte onu bilmiyoruz.

Tutulmak ya da Tutulmamak ✨

🌔🌑🌖 5 Temmuz sabahı Oğlak burcunda sihirli bir Dolunay ve Ay tutulması gerçekleşiyor. Tutulma ile gelen konular: Yeniden başlama gücü, arınma ihtiyacı, geçmişi temize çekme potansiyeli. Geçmişini bilmeyen, geleceğe doğru ilerleyemez. Bir diğer taraftan da insan, geçmiş veya gelecek düşüncesinde … Okumaya devam et

Balıklı Günler

Bu yazı, Alman Lisesinden okul arkadaşım sevgili Ahmet Çakır‘a ait. Her fırsatta zengin geçmişini bizlere güzel yazısıyla aktaran arkadaşıma yazısını paylaşmama müsaade ettiği için çok teşekkür ediyorum. Bizzat yaşanmışlıkların tadı gerçekten farklı oluyor. Eminim siz de okurken o zamanları birebir … Okumaya devam et

Bazı Kokular Hatıraları Çağrıştırır…

Yaşamımızdaki bazı kokular bizlere sevdiğimiz kişileri hatırlatır. Bazıları da geçmişte yaşadıklarımızı. O burnunuza gelen kokuyla geçmişteki anılarınız vücud bulur, canlanır. Benim için de Rebul’un Lavanta kolonyası, 1993 yılında kaybettiğim canım babamı çağrıştıran bir kokudur. Sabahları işe gitmeden önce traşını olup … Okumaya devam et

Ruhumun Acelesi Var!

Olgunluk dönemimde, kalan yıllarımı saydım ve yaşadığımdan çok daha az zamanım kaldığını keşfettim. Bir şekerleme paketi kazanmış küçük bir çocuk gibi yılları büyük bir zevkle ve iştahla yedim, ama azalmaya başladıklarını hissedince artık teker teker, tadını çıkararak yiyorum. Artık yasaların … Okumaya devam et

Ölüm Benimdir…

Kırk yıldan fazla oluyor. İstanbul Bebek’teki evinin balkonunda güneşleniyordu. Bir ara uyku bastırdı, gözlerini açtığında midesi bulanıyordu. Güneş çarpması sonucu beyin kanaması geçirmişti. Anında hastaneye yetiştirdiler ama kurtaramadılar. Üç gün sonra, 16 Haziran 1979’da hayata veda etti. O sırada tam … Okumaya devam et

Zen Felsefesi Nedir?

Zen, diğer Budist okulların arasından aydınlanma amacıyla yapılan meditasyona verdiği önemle ayırt edilir. Meditasyon anlamına gelen Çince zuochan ve Japonca zazen kelimeleri Ch’an/Zen kelimesinden türetilmiştir. Bu nedenle Batı’da yalnızca bir meditasyon pratiğinden ibaret olarak algılanan Zen, aslında Budizmin bir koludur. 20. yüzyılın ortalarından itibaren Zen Batı’da bir felsefe, … Okumaya devam et

Nâzım Hikmet Ran Anısına…

Bugün 1963’de Moskova’da hayata gözlerini kapatan Türk şairi ve yazarı Nâzım Hikmet Ran’ın ölüm yıldönümü. 15 Ocak 1902’de Selanik’te dünyaya gelen Nazım, “Romantik komünist” ve “romantik devrimci” olarak tanımlanan, siyasi düşünceleri yüzünden defalarca tutuklanmış ve yetişkin yaşamının büyük bölümünü hapiste … Okumaya devam et

İstanbul’un Semt İsimlerinin Hikayeleri

ŞİŞLİ – Şiş yapımıyla uğraşan ve Şişçiler diye anılan bir ailenin burada bir konağı olduğu ve ‘Şişçilerin Konağı’nın zamanla değişikliğe uğrayarak ‘Şişlilerin Konağı’ hâline gelmesiyle semtin adının Şişli olarak kaldığı anlatılıyor. SÜTLÜCE – Bugün Sütlüce semtinin olduğu yerde Süt Menbat … Okumaya devam et

Sarı Kurdele

Olay 70’li yıllarda Amerika’da geçer. Tony Orlando’nun “TIE A YELLOW RIBBON” diye bir müzik parçası meşhur olmuş ve sık sık çalınmaya başlamıştır radyoda. Programı sunan kişi bunun hikayesini de şöyle aktarmıştır: Adam uzun yıllar hapiste yatmıştır. Çıkmasına bir hafta kala … Okumaya devam et

Sufizmde Su Felsefesi

Suyun doğası bir felsefe anlatır. Mesela dağdan akan suyu düşünün. En az direnç gösteren yolu seçer akmak için. Yani önüne bir kaya çıkacak olursa onunla uğraşmaz, kayayla mücadele etmez, etrafından dolaşıp devam eder akmaya. Suyun bu doğasından alınan ilhamla şöyle … Okumaya devam et

Dolunayda Oyun (Ya Da Aşk Mı?)

Güneş batıyor kızkulesinin ardındanKızıla çalan ufuktaHer zamanki muhteşem görüntüsü veGece bulutlarını delenYakıcı rengiyle Elveda derken gün geceyeGümüşi rengiyle dolunay yükseliyor7 tepelimin semalarındaSuskun ve sakinNazire yaparcasına giden güneşin ışıklarına… İste tam da o an,Dolunayın yakamozları serin sulara düştüğündeYakıveriyor kalbimi aşkının ateşiIlık … Okumaya devam et

Gül Yaprağı Olabilmek…

Bir zamanlar bilginler ve şairler, ‘suskunlar meclisi’ adıyla bir topluluk oluşturmuşlardı. Üye sayısı kırk kişiydi ve bunu artırmıyorlardı. Üyeliğin ilk şartı çok düşünmek fakat çok az konuşmaktı. O zamanlar meşhur şair ve bilgin Molla Câmî, bu meclisin üyeleri arasında olmayı … Okumaya devam et

Kaynağı Meçhul Zümrüt Tabletler – Hermetika

SÜMER TABLETLERİNDEN BİLE BİNLERCE YIL DAHA ESKİ, KAYNAĞI MEÇHUL ZÜMRÜT TABLETLERDEN (HERMETİKA) •Fiziksel alem süptil alemin aynasıdır.•Kendinizi dönüştüremedikçe, hiç bir şeyi dönüştüremezsiniz.•Yukarısı aşağıya, aşağıdaki Yukarıdaki’ne benzer•Sözler tek başına aktaramaz ‘hakikat’i.•Mükemmel işleyen evren, sayıların gücüyle düzenlenmiştir.•Kozmoz’un özü mükemmel nizamdır; zamanın özü … Okumaya devam et

Yaptığınız Her Şey Size Geri Döner…

Yaptığınız iyilik, sergilediğiniz kibarlık, gösterdiğiniz sevgi ve iyi niyet size pek çok farklı şekilde geri dönecektir. Tıpkı hayvanların korku sinyallerini almaları gibi birçok insan da hassastır. Sakladığınızı sandığınız düşünceler sesinizle, mimiklerinizle ve beden dilinizle yayılır. Başkalarının başarısından, terfisinden, şansından keyif … Okumaya devam et

Anne Terliği

Anne terliğinin tarihi geçmişi.. Anneler Gününü yeni kutladık. Bu bağlamda annelerin en büyük ve etkili silahi olan terliğin geçmişinin Antik Yunan’a kadar dayandığını biliyor muydunuz? Fotografta gördüğünüz yaldızlı gümüş ayna Antik Yunan dönemine ait. Helenistik dönem, MÖ 1.-2. yüzyıl. Almanya’dan … Okumaya devam et

Annesiz Bir “Anneler Günü”

Karşılıksız sevginin adıdır ANNEHayata hazırlayan, kollayanneden, niçin diye sorgulamadanHer ahvalde sarıp sarmalayandır ANNEYolunuzu kaybettiğiniz her sefersize doğru yolu gösteren pusuladır ANNEHayatta olduğu müddetçe o kadar alışılagelen bir şeydir ki yaptıklarıBir gün ansızın gidiverdiğinde anlarsınız bütün bunların değerini Anneniz gidince büyürsünüz … Okumaya devam et

Hıdırellez

Bugün Hıdırellez. Orta Asya’dan Balkanlar’a çok geniş bir alanda ve farklı kültürlerde karşılığı bulunan geleneksel bir bayram olan Hıdırellez, soğuk havaların bitişini baharın gelişini de simgeler. Hızır ve İlyas peygamberlerin bir araya geldiklerine inanılan bu günde her türlü dileğin onlar … Okumaya devam et

Yaşlılık

Bir varmış, bir yokmuş. Memleketin birinde bir töre varmış. Her şey töreye uygun yapılırmış. Buna göre; elden ayaktan çekilip üretim dışı kalmış yaşlılar, ücra bir köşede ölmeye bırakılıyormuş!.. Töreye uymayanlar ise ceza olarak yaşamdan koparılıyormuş!.. Uygulama öylesine katıymış ki, buna … Okumaya devam et

Tekirdağ Rakısının Sırrı

“Tekirdağ Rakısının Sırrını Bilir misiniz?” Hocanın bu sorusunu duyunca herkes şaşırdı. Üniversitede üretim yönetimi dersindeydik. Konu 6 Sigma. Dersin ortasındayız ve hepimizin içi bayılmış. Ama rakı lafını duyunca bir anda uyandık ve herkes rakı hakkında bilgisini konuşturmaya başladı. Biri Yaş üzüm diye atıldı. … Okumaya devam et

50 Yaşından Sonraki Güzellikler. . .

İnsanların ne düşündüğünü artık umursamıyor, abuk sabuk şeylere kendini üzmüyorsun. Hayatındaki insanları olduğu gibi kabul etmeyi öğreniyorsun. Görüşmek istemediklerini eliyorsun. “Ama ayıp olur.” devrinin sonu.. Herkesin seni beğenmek, sevmek zorunda olmadığını biliyorsun. Egoyu geri plana atmayı öğreniyorsun. Sana iyi gelecek … Okumaya devam et

Hayat Nedir?

Hayat; Seni kaç kişinin aradığı, kiminle çıktığın, çıkıyor olduğun veya çıkacağın demek de değildir. Kimi öptüğün, hangi sporu yaptığın, kimlerin seni sevdiği de değildir. Hayat, ayakkabıların, saçın, derinin rengi de değildir. Nerede yaşadığın veya hangi okula gittiğin de değildir. Aslında … Okumaya devam et

“Kendimi Sevmeye Başladığımda…”

Bugün, yarattığı “Şarlo“ karakteri ile özdeşleşmiş, İngiliz sinema yönetmeni, oyuncu, yazar, film müziği bestecisi, kurgucu ve komedyen Charlie Chaplin’in doğum günü. Bu günün anısına kendisinin 70. yaş gününde yazdığı şiiri paylaşmak istedim. “Kendimi Sevmeye Başladığımda” Kendimi gerçekten sevmeye başladığımda, Anladım … Okumaya devam et